Left or right? I like the army jeans @mariammoufid… – Best Shares

Left or right? I like the army jeans @mariammoufid…

[ad_1]

Left or right? I like the army jeans ­čśŹ @mariammoufid

[ad_2]

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Ben de gittim bir geyi─čin av─▒na,
Geyik ├žekti beni kendi da─č─▒na,
T├Âvbeler t├Âvbesi geyik av─▒na,

Gidin arkada┼člar kald─▒m kayada,
Siz gidin karda┼člar kald─▒m burada.

T├Âvbe ya… T├Âvbe ki, t├Âvbe! Yaln─▒z geyik av─▒na m─▒ t├Âvbe. Yoksa da─člar─▒n doruklar─▒na, k─▒rlar─▒n ye┼čiline, havaya, suya m─▒ bu t├Âvbe? T├╝m g├╝zelliklere mi t├Âvbe. Eee ne dersin. Bir kez ecel elini atmaya g├Ârs├╝n. Gen├žlik, ni┼čanl─▒l─▒k, yak─▒┼č─▒kl─▒l─▒k para eder mi? Sebep? Sebep dizi dizi. Kimini bir ├žukura d├╝┼č├╝r├╝r; kimini bir kayadan u├žurur. Kimi bir ya─čl─▒ kur┼čuna g├Â─č├╝s verir, kimi yele sele gider. Sonra da t├╝rk├╝lerin diline tak─▒l─▒r, y─▒llar sonras─▒na ta┼č─▒n─▒r olay.

├ľyk├╝m├╝z Toroslarda ge├žer. Toroslarda ge├žer ya, ├žukurun bitip, tepelerin ba┼člad─▒─č─▒; G├╝neyin bitip, G├╝neydo─čunun ba┼člad─▒─č─▒ kesiminde Toroslar─▒n. “Gavurda─člar─▒” derler buradaki Toroslara. D├╝z ovay─▒ ge├žip, Antep – Mara┼č yolunu tutanlar, bu da─člardan ge├žmek zorundad─▒r. Zorundad─▒r ya, ge├ž ge├žebilirsen. M├╝barek da─č de─čil, zul├╝m kalesi sanki. Alttan bakars─▒n sipsivri bir tepe. Sa─č─▒na bakars─▒n da─č; soluna bakars─▒n da─č. K─▒vr─▒m k─▒vr─▒m G├óvurda─č─▒’n─▒n tepesine t─▒rmanmak zorundad─▒r, bu da─č─▒ ge├žmek isteyenler. Bir yan─▒ndan girilir da─č─▒n; d├Âne d├Âne tepesine gelinir. Yine d├Âne d├Âne inilir tepe a┼ča─č─▒ do─čru. ─░nilir ama sa─č─▒ u├žurum, solu u├žurum. Sivri sivri kayalar var sa─čda solda. Ba┼č─▒ d├Âner insan─▒n kayalara bakarken. ┼×├Âyle bir ta┼č par├žas─▒ al─▒p atsan a┼ča─č─▒, un ufak olur da, bir u├žurumun dibinde da─č─▒l─▒r kal─▒r.

S├Âz├╝n ├Âz├╝; ┼čimdi yol yolak yap─▒l─▒p, ge├žit olmu┼čtur Gavur Da─člar─▒ ama, vakti zaman─▒nda ala g├Âzl├╝ cerenler, ├žatal boynuzlu geyikler, k─▒nal─▒ keklikler, tura├žlar cirit atarm─▒┼č bu da─člarda. Kekli─čin “Keklik Kayas─▒” geyi─čin “Geyik Da─č─▒” varm─▒┼č. U├žurumlar─▒, ma─čaralar─▒ da bir bir bilirmi┼č hayvanc─▒klar.

Eee bir da─čda keklik olur, ceren olur, geyik olur da, avc─▒ el atmaz olur mu oraya? Ad─▒m ba┼č─▒ bir u├žurum olsa; ve de u├žurumun sonu ├Âl├╝m olsa, avc─▒ avc─▒l─▒─č─▒n─▒ yapar. D├╝┼čer av─▒n─▒n pe┼čine. D├╝┼čer ya; e─čer avc─▒ gerde─če girecek bir gen├žse; e─čer ni┼čanl─▒s─▒ onu gerdek odas─▒nda bekliyorsa, biraz dikkatli olmal─▒ avc─▒ de─čil mi? Ne gezer. E─čer ├Âyle olsayd─▒, g├╝n├╝m├╝ze kadar gelen “Alageyik Efsanesi”, dilden dile dola┼čmaz, g├Ân├╝lden g├Ân├╝le bir burukluk b─▒rak─▒p gitmezdi.

Halil, dal gibi bir gen├ž. Bir de at─▒c─▒ ki ehh! ─░┼či, g├╝c├╝ geyikler Halil’in. S─▒rtland─▒ m─▒ t├╝fe─čini omuzuna, ver elini Gavur Da─člar─▒. Bir g├╝n, be┼č g├╝n olsa neyse ne! Bir hafta, on g├╝n da─čda kald─▒─č─▒ oluyor Halil’in. Gelgelelim geride bir anas─▒, bir de ni┼čanl─▒s─▒ var Halil’in. Bir ni┼čanl─▒ ki, melek gibi. Halil’e de ├žok ba─čl─▒. ├ľd├╝ kopuyor Halil da─ča gidecek de gelmeyecek diye. Anas─▒ derseniz, hepten kar┼č─▒ Halil’in geyik av─▒na gitmesine. Ne zaman ki Halil az─▒─č─▒n─▒ haz─▒rlay─▒p at─▒n terkisine atar heybesini; anas─▒ yap─▒┼č─▒r yular─▒na at─▒n; “Ey o─čul o─čul. Gel vaz ge├ž ┼ču geyik av─▒ndan. Yuva y─▒kan─▒n─▒n yuvas─▒ olmaz. ─░flah olmazs─▒n. Sonu iyi gelmez. Gel vaz ge├ž. Bak baban da bu y├╝zden iflah olmad─▒. Ne yapacaks─▒n bunca geyik postunu. Y├╝re─čim raz─▒ de─čil. Atalar geyik av─▒ tekin de─čil demi┼č. Bug├╝n olmazsa; yar─▒n bir i┼č gelir geyik avlayan─▒n ba┼č─▒na. Kurban─▒n olam o─čul, terk et bu i┼či”.

Halil’dir tutkun ava. Hi├ž durur mu? Atlar atma; atlar ya, anas─▒n─▒ da k─▒rmaya g├Ânl├╝ raz─▒ olmaz. “Ana, bu son olacak. Bir daha s├Âz olsun geyik av─▒na gitmek yok. ” Bakar olaca─č─▒ yok, ardmdan seslenir anas─▒. “O─čul o─čul. Madem ki inat ediyorsun. Bari yavru geyiklere, yavrulu geyiklere kur┼čun atma. Yuvalar─▒n─▒ y─▒k─▒p, ├Âks├╝z koma.”

Bir yandan anas─▒, bir yandan Zeynep. Ne kadar yalvanr yakar─▒rlar ama bo┼č. Cayd─▒ramazlar Halil’i geyik av─▒ndan. Her seferinde “Bu son olacak. T├Âvbeler olsun art─▒k geyik av─▒na” der, sonra yine bildi─čini okur Halil. Hele iyi bir av yap─▒p, y├╝klendi mi s─▒rt─▒na geyikleri, k─▒nal─▒ keklikleri; deyme keyfine. K├Ây├╝n orta yerine bir ate┼č yakarlar. Bir ate┼č ki, duman─▒ g├Âkleri tutar. Ne zaman ki alev biter, k├Âz olur odun; atarlar geyikleri ├╝st├╝ne, bir ┼čenlik, bir ┼č├Âlen. Bir hay hay, bir vay vay kar─▒┼č─▒r gider birbirine. T├╝m k├Âyl├╝ birlik olup, ├ževirir ate┼čin etraf─▒r─▒─▒. G├╝le e─člene yerler geyik etlerini. Yerler de bir yandan da Halil’in avc─▒l─▒─č─▒n─▒ ├Âvg├╝lerler. “Bravo arkada┼č. ┼×u koca ├çukur’da yoktur senin gibisi” der kimi; kimi de “Zeynep sana helal olsun. ─░yi avc─▒ oldu─čun ondan da belli” diyerek yarenlik eder Halil’le.

Ama her zaman rastgelmez Halil’in i┼či. G├╝n olur, da─č bay─▒r dola┼č─▒r da, bir tek geyik vuramaz. Hele bir Alageyik var ki, aman aman!

Ne zaman ki, bu Alageyik ├ž─▒ksa kar┼č─▒s─▒na, o g├╝n hi├žbir av yapamaz Halil. Alageyik dersen bir ba┼čka geyik. Kurnaz. ├çevik. Canl─▒kanl─▒ bir geyik bu Alageyik. ├ç─▒kar bir kayan─▒n ba┼č─▒na, “gel beni vur” der gibi d├Â┼č verir Halil’e. Halil’dir yatar sipere. Tam ni┼čanlar geyi─či. Gez g├Âz arpac─▒k, deme─če kalmadan geyik kay─▒p! Bir de bakar ki, arkadaki kayaya ge├žmi┼č Alageyik. D├Âner Halil. S├╝r├╝nerek yakla┼č─▒r. Yatar sipere. Ne m├╝mk├╝n! Kayalardan kayalara z─▒plar da sonunda kaybolur gider Alageyik. Halil fellik fellik kovalar Alageyi─či. Sonunda yorgun d├╝┼čer, uzan─▒r bir a─ča├ž g├Âlgesine. S├Âz├╝n k─▒sas─▒, Alageyi─če rastlad─▒─č─▒ g├╝n tek kur┼čun atamaz Halil.

B├Âylesi g├╝nlerde, geyikler ├╝st├╝ne duyduklar─▒n─▒ d├╝┼čler bir bir. Baz─▒ geyikler tekin de─čilmi┼č Cinler mi, periler mi geyik k─▒l─▒─č─▒na girer de da─čdan da─ča ko┼ču┼čtururmu┼č avc─▒lar─▒. Alageyi─če rastlad─▒─č─▒ g├╝n Halil bu geyi─čin de tekin olmad─▒─č─▒n─▒ ge├žirir i├žinden. B─▒rakmay─▒ d├╝┼č├╝n├╝r avc─▒l─▒─č─▒. B─▒rakmay─▒ d├╝┼č├╝n├╝r ya, av tutkusu kor mu t├╝fe─čini duvara ass─▒n. Alageyi─čin tekin olmad─▒─č─▒na inan─▒r asl─▒nda. ─░nan─▒r ama, rastlad─▒─č─▒ zaman da kovup kovalamaktan geri durmaz. ├ľn├╝ndeki kayadan kaybedip, arkadaki kayadan g├Âr├╝nce Alageyi─či, iyice inan─▒r onun tekin olmad─▒─č─▒na. Bir yandan da pe┼činden at kovar. Zeynep’in yalvar─▒lar─▒n─▒ en ├žok b├Âylesi durumlarda ans─▒r. Ve s├Âylenir kendi kendine “Hele bir d├╝─č├╝n olsun. B─▒rak─▒r─▒m av─▒. Zaten bu geyikler tuhaf yarat─▒klar. Anlamad─▒m gitti.”

G├╝nlerden bir g├╝n, Halil yine t├╝fe─či omuzunda, at─▒n─▒n s─▒rt─▒nda t─▒rmanm─▒┼č kayalara. Bir de ne g├Ârs├╝n, tam kar┼č─▒s─▒ndaki kayan─▒n ├╝st├╝nde duruyor Alageyik. Yan─▒nda da bir yavru. Bir yavru ki, daha boynuzlar─▒ ├ž─▒kmam─▒┼č. T├╝yleri p─▒r─▒l p─▒r─▒l. Acemi. ├ťrkek.

Halil dar atm─▒┼č kendini attan a┼ča─č─▒. Siperlemi┼č kayay─▒. Basm─▒┼č teti─če. Yavru debelenmeye ba┼člam─▒┼č. T├╝fe─čini Alageyi─če ├ževirmi┼č Halil bu kez. ├çevirmi┼č ama, Alageyik z─▒play─▒p kaybolmu┼č birden. Varm─▒┼č, s─▒rtlam─▒┼č yavru geyi─či, d├Ânm├╝┼č k├Ây├╝ne. D├Ânm├╝┼č ya, anas─▒ a├žm─▒┼č a─čz─▒n─▒, yummu┼č g├Âz├╝n├╝. “Anay─▒ yavrud─▒m ay─▒ran iflah olmaz. Bu son olsun, vazge├ž o─čul” diye yeniden yakarm─▒┼č. Ne derse bo┼č! Olan olmu┼č. Halil de pi┼čmanl─▒k duymu┼č asl─▒nda. Ama, ne gelir elden. Bu efsaneyi anlatanlar der ki, Halil epey bir zaman ava gitmedi. Ta ki, d├╝─č├╝n gecesine dek. Davullar─▒n, zurnalar─▒n e┼čli─čide gerde─če girdi─či geceye kadar, t├╝fe─čine el s├╝rmedi Halil. S├╝rmedi ama, g├Âz├╝ g├Ânl├╝ da─člarda. Kulaklar─▒ geyik sesinde. ─░lk ├Âzlemi, Zeynep’ine kavu┼čmak, ikincisi de geyik av─▒. Bu iki ├Âzlem ├Âylesine kar─▒┼č─▒r ki bazen, kopar─▒p atamaz birbirinden. G├╝n g├╝n├╝ eskitir; ├Âzlem ├Âzlemi kam├ž─▒lar. Ve gelir d├╝─č├╝n g├╝n├╝ne dayan─▒r. Dayan─▒r ki, bir yanda davullar zurnalar; ├Âte yanda saz s├Âz. ├ť├ž g├╝n; ├╝├ž gece s├╝rer d├╝─č├╝n. Erkekler bir yanda halay ├žekip lorke oynarken; kad─▒nlar da kendi aralar─▒nda e─členiyorlar. Maniler s├Âyleyip, oyunlar oynuyorlar. Da─čdan ta┼č─▒nan odunlar, gece y─▒─č─▒l─▒r k├Ây meydan─▒na… Bir ate┼č yak─▒l─▒r; sinsin ate┼či. Sonra da sinsin oynan─▒r etraf─▒nda ate┼čin, g├╝re┼čler tutulur.

├ť├ž├╝nc├╝ g├╝n├╝n ak┼čam─▒, g├╝vey t─▒ra┼č─▒ yap─▒l─▒r. A─č─▒r a─č─▒r t─▒ra┼č eder g├╝veyi berber. Bir yandan da kabak kemane, debildek ├žalar ├žengiler. G├╝vey t─▒ra┼č edilirken, t├Âreler gere─či herkes bir bah┼či┼č kar┼č─▒l─▒─č─▒ ┼či┼čelerle kolonya serper seyircilere. Ama bu bah┼či┼č dolgun bir bah┼či┼čtir. G├╝veyin yak─▒nlar─▒, arkada┼člar─▒ daha ├žok bah┼či┼č atmak i├žin yar─▒┼č─▒rlar birbirleriyle. G├╝veyin t─▒ra┼č─▒ndan sonra, sa─čd─▒├žlar oturur berber koltu─čuna. Onlar─▒n t─▒ra┼č─▒ da t├Ârenle tamamlan─▒r. Sonra g├╝vey sa─čd─▒├žlar─▒n aras─▒nda d├╝┼čer yola. Bir yandan da gen├žler “Atal─▒m atal─▒m” ├žeker. Kar┼č─▒dan “Nereye” diye sorarlar “Herkesi sevdi─činin kuca─č─▒na” diye yan─▒tlarlar. Hep birden silahlar ├žekilir, havaya kur┼čunlar s─▒k─▒l─▒r. Evin kap─▒s─▒na kadar b├Âyle s├╝rer bu. Sonra Halil’in s─▒rt─▒ yumruklan─▒r, sal─▒n─▒r i├žeriye. Gerdek odas─▒n─▒n kap─▒s─▒nda telli duva─č─▒yla Zeynep ayakta beklemektedir Halil’i. Halil girer gerdek odas─▒na; girer ya kulaklar─▒nda bir u─čultu, g├Âzlerinde bir karart─▒. Bir tek ses geliyor kulaklar─▒na, geyik sesi! Hem de evin yan─▒ndan geliyor ses. Halil durur. Kulak kabart─▒r sesin geldi─či yana. Basbaya─č─▒ geyik sesi bu. ├ť├ž g├╝nl├╝k yoldan duysa, tan─▒r geyik sesini Halil. Bir durur. “K├Âr ┼čeytan, k├Âr g├Âz├╝ne lanet” der. Atar ad─▒m─▒n─▒ i├žeri. Daha fazla gelmeye ba┼člar geyik sesi. Dayanamaz, duvardaki t├╝fe─čini kapt─▒─č─▒ gibi f─▒rlar d─▒┼čar─▒. Zeynep’e de “┼čimdi gelirim” der. Ses yak─▒ndan uza─ča gitmeye ba┼člar. Halil sesin pe┼činde. Ses Gavur Da─člar─▒’na do─čru ├žekilir. Halil de pe┼činde. O gider ses uzakla┼č─▒r. Var─▒r Gavurun Da─č─▒’na ula┼č─▒rlar. Ula┼č─▒rlar ki, ne g├Ârs├╝n Halil. Alageyik ├ž─▒km─▒┼č bir kayan─▒n ├╝st├╝ne, bak─▒yor Halil’e. Ay─▒n ┼čavk─▒ vurmu┼č ki p─▒r─▒l p─▒r─▒l derisi. Bir de alayl─▒ bak─▒yor ki Halil’e. Atar bir kayan─▒n siperine kendini Halil. Ni┼čanlar t├╝fe─čini. Tam teti─če basacak, f─▒rlay─▒verir Alageyik. Kay─▒p! Sonra yeniden sesi gelir yak─▒ndan. Var─▒r Halil. Bakar ├ž─▒km─▒┼č bir kayan─▒n tepesine Alageyik. Kaya da kaya! ├ť├ž bir yan─▒ u├žurum. G├Âz├╝ karar─▒r Halil’in. U├žurumu g├Ârecek durumda de─čil. Yeniden yumulur yere. Basar teti─če. Alageyik y─▒─č─▒l─▒r kalir kayan─▒n ├╝st├╝ne. Halil’de bir heyecan, bir sevin├ž. “Hem Zeynep’e kavu┼čtum, hem de ava”, diye ge├žirir i├žinden. Bir ko┼ču geyi─čin yatt─▒─č─▒ kayaya y├Ânelir. Tam yan─▒na gelir Alageyi─čin, atar elini ki tutsun geyi─či, Alageyik f─▒rlar aya─ča. F─▒rlamas─▒yla da ├žifteyi sallamas─▒ bir olur Halil’e. T├╝fek bir yandan, Halil bir yandan boylar u├žurumun dibini.

Gerdek odas─▒nda da Zeynep bir bekler, iki bekler, bakar gelece─či yok Halil’in. Ko┼čar t├╝fe─čin as─▒l─▒ oldu─ču duvara bakar. T├╝fe─čin yerinde yeller esiyor. F─▒rlar all─▒ duva─č─▒yla d─▒┼čar─▒ Zeynep. F─▒rlar da anlat─▒r durumu sa─čd─▒├žlara. Herkeste bir merak, bir tela┼č. Nerdeyse g├╝n a─čaracak, Halil yok ortal─▒kta. “Gerdek gecesi g├╝vey kal─▒r m─▒ d─▒┼čarda. Mutlakza ba┼č─▒na bir i┼č geldi” derler. K├Ây gen├žleri gruplar halinde d├╝┼čerler da─č yoluna. ┼×u tepe senin, bu tepe benim. Ad─▒m ad─▒m,

Derler ki, k├Ây gen├žleri ve al duvakl─▒ Zeynep, Halil’in d├╝┼čt├╝─č├╝ u├žurumun kenar─▒na ula┼čt─▒klar─▒nda, Halil’in sesi bir inilti gibi geliyordu u├žurumun dibinden. “─░p salal─▒m ├žekelim yukar─▒” derler. Diyene kalmaz ses seda kesilir Halil’de. Zeynep’tir bir al duva─č─▒na bakar, bir u├žurumun dibinde yatan Halil’e. “Sensiz d├╝nya haram bana” der, b─▒rak─▒r kendini Halil’in yatt─▒─č─▒ u├žurumun dibine.

O g├╝n, bug├╝nd├╝r bir ses gelir kayal─▒klardan. U─čuldar u─čuldar bir t├╝rk├╝ olur. Bu ses geyik av─▒na t├Âvbeler eden Halil’in yan─▒k sesidir der duyanlar.

Bu efsaneyi, dilden dile; kulaktan kula─ča ula┼čt─▒ranlar bir┼čey daha derler. U├žurumun dibindeki iki sevgilinin mezarlar─▒n─▒n ├╝st├╝nde, her y─▒l─▒n ilkbahar─▒nda, ayn─▒ g├╝nlerde, tam seher vakti tanyeri a─čar─▒rken iki tek ├ži├žek a├žar. Bu ├ži├že─čin biri k─▒rm─▒z─▒, duvak renginde, ├Âteki mavi a├žar. Tam ├ži├žekler boylan─▒p, birbirine kavu┼čacakken, ├Âtelerden bir geyik u├žarak gelir, ├ži├žekleri yer. Bu her y─▒l b├Âyle s├╝rer gider. ├çi├žekler kavu┼čamaz birbirine.

ALAGEY─░K

Ben de gittim bir geyi─čin av─▒na,
Geyik ├žekti beni kendi da─č─▒na,
T├Âvbeler t├Âvbesi geyik av─▒na.

Gidin arkada┼člar kald─▒m kayada,
Siz gidin yolda┼člar kald─▒m burada

Ben giderken kaya ba┼č─▒ kar idi,
Yel vurdu da ─▒lg─▒t ─▒lg─▒t eridi,
Ak bilekler ta┼č ├╝st├╝nde ├ž├╝r├╝d├╝,
Gidin arkada┼člar kald─▒m kayada,
Siz gidin yolda┼člar kald─▒m burada.

Esvab─▒m boh├žada bas─▒l─▒ kald─▒,
T├╝fe─čim duvarda as─▒l─▒ kald─▒,
Ni┼čanl─▒m da benden k├╝s├╝l├╝ kald─▒,

Gidin arkada┼člar kald─▒m kayada, Siz gidin yolda┼člar kald─▒m burada.

Kaynak:
Ya┼čar ├ľz├╝rk├╝t
├ľyk├╝leriyle T├╝rk├╝ler 1
─░stanbul, 1999